Belgesel

Kadir - Pamuk çiftçisi

Türk çiftçi Kadir organik pamuk yetiştiriyor. Ama kazancı düşük. Tarlaları Türkiye'nin Akdeniz kıyısındaki ünlü tatil yeri Dalyan'ın yakınında olduğu için turizm onun için bir alternatif olmaya başlıyor.

Pamuk tarlalarındaki iş ağır. Kadir kimyasal yabani ot ilaçları ve suni gübre kullanmıyor; işçileri ağır toprağı el ile çapalıyor ve pamuğu el ile topluyor. Tarlalar yılda birkaç kez çevre uzmanları tarafından denetleniyor; ancak o zaman ürün "kontrollü organik tarım (kbA)" sertifikasını alıyor ve Alman organik posta satış firması „hess natur“ tarafından satın alınıyor.

Kadir çiftçi olmaktan memnun ve organik tarım sayesinde Dalyan'ın eşsiz sazlık deltasının çevresini daha fazla kirletmediği için mutlu. Organik tarım, tüketici için yüksek kaliteli ürünler demek, ama her şeyden önce toprağı, suyu ve havayı koruyor ve biyolojik çeşitliliği sürdürüyor. Bu süreçte mümkün olduğunca kapalı bir döngüye dikkat ediliyor; bitkisel ürünlerin bir kısmı hayvan yemi olarak, hayvancılıktan çıkan gübre ise yeniden bitkiler için besin olarak kullanılıyor. Ürün münavebesinin (ekim nöbeti) planlanması ve önleyici zararlı mücadelesi organik tarımın önemli temelleridir.

Ancak Kadir tarımdan elde ettiği gelirle ailesini geçindiremiyor. Organik pamuk için bile dünya piyasasına bağlı olan düşük fiyatlardan şikayet ediyor. Küreselleşme onun küçük köyüne kadar etkisini gösteriyor; pamuk fiyatları borsaya kayıtlı ve son yıllarda sürekli düştü. Bu yüzden Kadir bir tekne aldı ve turistleri Dalyan'ın koruma altındaki sazlık deltasından geçirerek yakındaki plaja götürüyor.

Bölge, 80'li yılların sonunda dünyanın her yerinden gelen doğa korumacıların, „Caretta-Caretta“ deniz kaplumbağalarının yuvalama plajında bir otel inşa edilmesini engellemesiyle dünyaca ünlü oldu. Bir Alman seyahat şirketi Türk ortağıyla birlikte ilk temelleri attırmıştı bile, ancak inşaat Türk hükümeti tarafından durduruldu. Çevrecilerin baskısıyla Alman Federal Meclisi (Bundestag) daha önce proje için vaat edilen kalkınma yardımı ödeneklerini ödememe kararı almıştı.

Ama şimdi tatilciler yine de geliyor; „kurtarılmış cenneti“ görmek istiyorlar. Bazı günler 400'den fazla büyük ahşap tekne koruma altındaki sazlıkların arasından geçiyor. Kadir'in de pay almak istediği iyi bir iş. Dalyan'da yaşayan June Haimoff gibi doğa korumacılar bu gelişmeye eleştirel bakıyor ve o zaman medya aracılığıyla da elde ettikleri başarının, bölgeyi bu denli tanınır kılan asıl etken olup olmadığını kendilerine soruyorlar.

Kadir bir turist teknesinin kaptanı olarak da zengin olmadı, çünkü yatırımlar çok yüksek. Ayrıca tarım ile turizmi bir arada yürütmek onun için zor. Tarlalardaki işlerin en yoğun olduğu dönemde turistler de en kalabalık oluyor. Ve Kadir, her yıl artan ziyaretçi sayısının korunmaya değer doğayı zorladığını biliyor. Organik tarım tabloya daha iyi uyuyor, ama Kadir'e ve ailesine bir gelecek sunuyor mu?

Film, pamuğun organik yetiştiriciliği hakkında ayrıntılı bilgilerin yanı sıra geleneksel bir Türk köyünün günlük yaşamına dair bir bakış ve Dalyan çevresinden olağanüstü manzara görüntüleri de sunuyor. Ve şu soruyu ortaya atıyor: Doğaya karşı daha ne kadar tahribatı göze alabiliriz? Doğa bizim için ne değer taşıyor? Gelecekte yerli halka yeterli geliri yalnızca turizm mi sağlayacak? Çünkü insanlar seyahat ve gezilere para harcamaya hazır, ama çevre dostu üretimden elde edilen tekstil ürünleri onlara çok pahalı geliyor?